Kullanıcı Adı:
Şifre:
54.224.158.232
Şifrenizi hatırlamıyorsanız tıklayın...
Hemen üye ol


Kale Holding, güvenlik merkezi açtı!


Lg Hitline Güvenlik ürünleri


Arka Koltukta Yeni Güvenlik Teknolojisi
12 3



Alaettin Cangöz
alaettin.cangoz@esfor.com.tr
Marka Koruma Programının Temelleri
10.12.2015 13:02:55  

Marka değerlerinin ve fikri mülkiyet haklarının korunması her geçen gün daha önemli hale gelmektedir.

Belirli bir geçmişi, emeği ve kaliteyi temsil eden markaların ayırıcı işaretleri olan şekiller, renkler ve yazılar sahteciler tarafından ve kendisini yetkili bayii, temsilci olarak göstermek isteyenler tarafından sahte ürünlerin üzerinde, tabelalarda ve internet sitelerinde kullanılmaktadır.

Bu yetkisiz kullanım, kayıt altında olan tasarım ve formüller ile sanat eserleri içinde geçerlidir.

Bu yazının amacı, oldukça kapsamlı ve karışık olan fikri mülkiyet haklarının hukuki ve teknik detaylarına ilişkin değildir, bu hakların korunmasında kullanılabilecek kavramlara ve uygulanabilecek yöntemlere ilişkindir.

Üç nedenden dolayı fikri mülkiyet hakkı ihlallerinin yaygınlaşarak devam edeceği öngörülmektedir:

1.       Üretim kapasitesinin kolay temin edilmesi: Teknolojik gelişmeler sayesinde herhangi bir ürünün üretilmesi için gereken cihazlara ve yöntemlere ulaşmak gittikçe kolaylaşmaktadır.

2.       Pazarlama kolaylığı: İnternet sayesinde sahte ürünleri pazarlamak daha kolaylaşmıştır.

3.       Dağıtım kolaylığı: Yerel ve küresel mal ve sermaye dolaşımı ve dağıtımı çok hızlanmıştır. Bu kolaylıklardan sahteciler de yararlanmaktadır.

İki nedenden dolayı firmalar marka koruma programlarına kaynak ayırmak zorunda kalmaktadır.

1.       Marka bilinirliği: Sahte ürünler markaların bilinirliklerini azaltmaktadır, markanın piyasa değeri düşmektedir, dolayısıyla piyasa payları dolaylı olarak azalmaktadır.

2.       Piyasa payındaki azalış: Sahte ürünler çoğaldıkça gerçek ürünleri satmak zorlaşacaktır. Ya tüketiciler sahte ürünleri bilmeden veya bilerek alacaklardır ya da sahte ürün alma olasılığını elemek için başka bir markanın ürününü alacaklardır.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, marka koruma çalışmaları aynı zamanda dolaylı olarak pazarlama veya pazar payını koruma çalışmalarıdır. 

HAKLARIN KAYIT ETTİRİLMESİ

İyi bir marka koruma programının özelliklerine girmeden önce, herhangi bir tasarım, faydalı buluş, marka yazısı, işareti, logosu gibi fikri mülkiyet hakkı olabilecek unsurların, hukuki olarak kayıt altına alınması zorunluluğunu hatırlatmakta yarar vardır. Bir şirket eğer bu unsurları yasal olarak Türk Patent Enstitüsü'ne ve varsa diğer ilgi kurumlara kayıt ettirmemişse, hukuki olarak bu hak oluşmamıştır.

KULLANILABİLECEK ÖNLEMLERİN SAPTANMASI

İÇ ÖNLEMLER

SAHTENİN AYIRT EDİLMESİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI: Ürünlerin veya paketlerinin üzerine taklit edilmesi zor yazılar, şekiller, hologramlar veya etiketler yerleştirmek suretiyle son kullanıcıların ürünün sahte mi gerçek mi olduğunu ayırt etmesini kolaylaştırıcı ve ürünün sahtesinin yapılmasını zorlaştırıcı önlemler alınabilir.

DAĞITIM KANALLARININ DÜZENLENMESİ: Üretimden son kullanıcısına kadar dağıtım kanalları incelenerek sahte ürünlerin dağıtım kanallarına girmesini önleyecek tedbirler alınmalıdır.

DIŞ ÖNLEMLER

GÜMRÜKLERLE İŞBİRLİĞİ: Gümrüklere yılda bir kere başvurularak sahtesi yapılan ürünlerle ilgili gerekli bilgiler sunulur ve sahte olmasından şüphelenilen ürün gümrükte ithalat veya ihracat için işlem görmekte iken 'Durdurma Kararı' alınarak işlemin durdurulması ve hak sahibine şüpheli ürünü incelemesi için haber verilmesi talep edilebilir. Bu başvuru yapıldığında gümrük görevlileri sahte olabileceği şüphesi olan ürününe rastladıkları zaman hak sahibine haber verecek, hak sahibi inceleme yapacak ve ürün sahte ise toplatılması ve faillerin cezalandırılması için adli makamlara başvurabilecektir. Ürün gerçek ise işlemlere devam edilir.

UYARI MEKTUPLARI: Hak sahipleri sahte ürün satan veya başka bir şekilde fikri mülkiyet hakkını ihlal eden kişi ve kurumlara karşı bu eylemlerine son vermeleri için her zaman uyarı mektubu gönderebilirler.

İDARİ BİRİMLERLE İŞBİRLİĞİ: Hak sahipleri belediye zabıtalarına, kapalı pazar yeri veya alışveriş merkezi yönetimlerine başvurarak sahte ürün satan kişi ve şirketler hakkında bilgi vererek, bunların o pazar yerinden yararlanmasını önlemeyi talep edebilirler.

ADLİ KURUMLARLA İŞBİRLİĞİ: Sahte ürünlerin üretimini, depolamasını, satışını yapan yerler tespit edildiği zaman veya diğer şekilde oluşan ihlallerin (markanın yetkisiz tabelaya yazılması gibi) de ortadan kaldırılması, sahte ürünlerin toplanarak yok edilmesi ve ihlalcilerin yakalanarak cezalandırılmaları için hak sahipleri adli makamlara (Cumhuriyet Savcılarına) başvuruda bulunabilir.

Bu önlemlerin bir kısmı veya tamamı aynı anda uygulanabilir. Hangi ihlalciye karşı hangi önlemin kullanılabileceği daha sonra tartışılacaktır. Ancak, adli kurumlara başvuru yöntemi kullanılmaz ise diğer yöntemlerin çok caydırıcı olmadığı tecrübe edilmiştir.

KULLANICILARA YÖNELİK BİLİNÇLENDİRME KAMPANYALARI: Son kullanıcıların gerçek ürün kullanmasını sağlamaya yönelik olarak ihlal edilen hakların önemi, mağduriyet ve sahte ürün kullanmanın zararlarını anlatan kampanyalar düzenlenebilir.  

PAZAR TARAMASI ve SORUNUN TANIMLANMASI

Bir marka programında atılması gereken ilk adım sorunun tanımlanmasıdır. Sorunun boyutlarını anlamadan hemen yasal yollara başvurmak genelde istenen sonuçları vermemektedir.

Hak sahipleri öncelikle internet üzerinden pazarlama dâhil, mümkün olduğunca genel bir pazar taraması yaparak veya yaptırtarak aşağıdakileri anlamaya çalışmalıdır:

~  Sorunun boyutları,

~  Hangi ürünlerin sahtesinin yapıldığı,

~  Hangi logo ve işaretlerinin, nasıl haksız yere kullanıldığı,

~  Üretim ve dağıtım kanalları.

Bu aşamada bu ihlalleri kimlerin gerçekleştirdiğine değil, hangi ürünlerde ne oranda ihlalin olduğu ve ürünlerin ne şekilde hangi müşteri kitlesine pazarlandığı üzerinde durulmalıdır.

Bu tarama sırasında toplanan bilgiler analiz edilerek bir sorun tanımlanması yapılmalıdır. Örneğin:

ABC ürünlerimizin sahteleri, açık pazarlarda ve orta gelirli nüfusun yaşadığı mahallelerdeki küçük dükkânlarda yaygın olarak satılmaktadır. Sahtelerin kalitesi oldukça düşüktür ve orijinal ürünün üçte biri fiyatına satılmaktadır. Orta gelirli müşteri kitlesinin ve gençlerin sahte ürünleri satın aldığı gözlenmiştir. Yapılan mülakatlarda sahte ürünlerin XXX ülkesinden getirildiği ve XXX sanayi bölgesinde de üretildiği ifade edilmiştir.

DEF ürünlerimizin, turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği XXX çarşılarında orijinallerinin yaklaşık dörtte biri fiyatına satıldığı, ürünlerin kalitesinin oldukça iyi olduğu, ancak uzmanların ayırt edebileceği; müşterilerin büyük oranda turistler olduğu ve turistlerin bilerek, biraz da macera hevesi içerisinde ürünleri satın aldığı, dükkânlarda az sayıda sahte ürün olduğu, dükkân sahiplerinin 'iyi müşteri' olarak değerlendirdikleri müşterilerini çarşının hemen yanında bulunan büyük satış yerlerine götürdükleri gözlenmiştir. Yapılan mülakatlarda ürünlerin Türkiye'de önemli markalara da taşeron olarak üretim yapan firmalarca üretildiği ifade edilmiştir.

ARAŞTIRMALARIN DERİNLEŞTİRİLMESİ ve ALINACAK ÖNLEMLERİN TESPİTİ

Sorunun tanımlanmasından sonraki aşama, buna karşı ne yapılacağına karar vermektir. Yaygın bir sahtecilik sorunu varsa, muhtemelen aşağıdakine benzer bir yapı ile karşılaşılacaktır. Sahte ürünlerin üretimi ve satışı da her üründe olduğu gibi arz ve talep katmanlarından oluşur.

Bundan sonra yapılacak çalışmalar üretici veya ithalatçılar ile toptancı ve perakende satanları tespit etmeye yönelik olacaktır.

Bu aşamada ölçülebilir bir hedef de konulabilir. Örneğin, tabela ihlallerini %80, sahte ürün satışını %90 azaltmak gibi.


some text

Stratejik olarak piramidin her katmanı için işlem yapılması tavsiye edilir; hem arz hem de talebi azaltacak çalışmalar yapılmalıdır. 

Piramidin üst iki sırasında bulunan Üretici & İthalatçı ve Toptancı guruplarında yer alan hedeflere karşı adli makamlara başvurarak cezai işlem yaptırılması tavsiye edilir.

Perakende satanlar için ilk aşamada uyarı mektupları ve mümkünse idari işlemler uygun olur. Uyarı mektuplarının etkinliğini sağlamak için uyarıları dikkate almayan perakendeciler için adli cezai işlemlere başvurulmalıdır.

Ayrıca, son kullanıcılara yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.

ETKİ DEĞERLENDİRMESİ VE YENİ ÖNLEMLER

Belirlenen önlemler (uyarı mektupları, idari işlemler, ürünü toplatma ve mahkeme) uygulandıktan makul bir süre sonra hedefler ve pazarlar tekrar araştırılır. Uygulanan önlemlerin ne kadar başarılı olduğu değerlendirilir. İşlem yapılan hedeflerin kaçta kaçının bu ihlallerden vazgeçtiği, hangilerinin ihlale devam ettiği, yeni ihlalcilerin ortaya çıkıp çıkmadığı tespit edilir.

Yeni tespitlere göre yeni önlemler saptanır ve uygulanır. Uyarıya rağmen halen ihlalleri devam ettiren ihlalcilere karşı uygulanan önlemlerin dozunun artırılması önerilir. Uyarı mektubuna rağmen ihlali devam ettirenlere cezai işlem için yasal süreç başlatılması, halen haklarında cezai dava olanlara karşı tazminat ve haksız rekabetten de dava açılması gibi.

Etki değerlendirmesi yeni önlemler planlanarak uygulama hedeflerine ulaşılıncaya kadar tekrar edilecektir. Marka koruma tek seferlik bir iş değildir. Sürekli uygulanması, arz ve talep üzerinde baskı oluşturulması gerekir. Baskı kalkarsa kısa sürede ihlalciler pazardaki yerini tekrar alır. 

 

 




Bu makale 391 kez okunmuştur...